Savaş filmleri dediğimizde ne akla geliyor, öncelikli olarak Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı konulu filmler gözümüzde canlanıyor. Ama bu bakış açısı yanlış, neden derseniz eğer savaşlar bazen iç savaş oluyor yada çete savaşları yada mafya savaşları gibi bir çok kategoriye bölünüyor. Din savaşları, etnik köken savaşları gibi uluslararası olmayan savaşlar da mevcut. Bunun en büyük iki örneği bize oldukça yakın olan Filistin – İsrail toprak savaşları olduğu gibi, Pakistan ve Hindistan arasında çıkmış din dolaylı savaşlar da filmlere konu olmakta. Gandhi mesela bu savaşın çözümünü getirmiş olsa da o çekilen film (Ben Kingsley’in başrol oynadığı) bir savaş filmi değildi, daha çok biyografi ve tarih filmi olarak kategori edilmişti. Savaş filmleri genelde içinde tarihi de barındırıyor olsa da bazen kurgu savaş filmleriyle karşılaşmakta oldukça mümkün. Kurgu filmler genelde sevilmiyor olsa da savaş dizileri konusunda bir ayrıcalık yapıyor seyirciler. Game of Thrones, Vikings gibi eski çağlarda geçen savaşların anlatıldığı diziler, filmlere göre daha çok sükse ve seyirci sahibi olabiliyor. Ama Türk erkeklerinin en favori kategorisi aksiyon filmlerinden sonra direk savaş filmleri diyebiliriz. Gerçi savaş filmleri içinde bol aksiyon sahneleri barındırıyor olsa da bazen drama ağırlık, siyasi yada strateji odaklı filmlerde olabiliyor.

Ödüllü Savaş Filmleri (2020)

Savaş filmleri izlemek istediğim zaman ben kurgu filmleri tercih etmiyorum, yaşanmış olayların geçtiği savaş filmleri tercihim oluyor. O zamanın yaşanmışlığının hissi, tarihin dokusunun beyazperdeye yansıtılıyor olması beni daha çok tahrik ediyor. Mesela sinemada izlediğim filmlerden biri de 300: Bir İmparatorlugun Yükselişi idi, bu filmin daha önce 300 adı altında eski bir hali vardı. Bu yeni çıkan filmde savaş sahneleri daha teknolojik olduğu için o aksiyonu daha çok hissedebildim ancak ilk filmde savaşın anlarını oyuncuların suratında daha çok hissettiğimi söyleyebilirim, ilk filme nazaran oyunculuk tartışmasız kötüydü. Belki oyuncuların bir suçu yoktu, savaş filmi yönetme işi zor olduğundan tüm suç yönetmenin de olabilir bilmiyorum. Ama bir başka savaş filmi var ki hepimiz bu filmi zamanında ulusal kanallarda izledik, 3 saatlik bir şölen olan Cesur Yürek yada orjinal adıyla Braveheart. Türkiye’de sinemanın popüler hale gelmesini sağlamış desek yeridir bu film, vizyon gösterimi sükse yapmış filmlerden biriydi. Mel Gibson’in yönettiği ve başrolünü oynadığı film gerçek bir adamın hikayesini anlatıyor, azıcık kurgu yapılmış olması sinir bozucu olsa da İskoç şövalye William Wallace’ın mücadelesini müthiş yansıttığını söyleyebiliriz.

Ortadoğu Savaş Filmleri (Son Çıkanlar)

Çöküş / Der Untergang filmi de savaş filmleri arasında yer alıp onlarca ödül almış bunun yanı sıra IMDb sitesinde en iyi filmler arasına girmiş bulunmaktadır. Tarih sahnesinin belki de en önemli isimlerinden, liderlerinden, psikopatlarından biri olan Adolf Hitler’in son 10 yılını anlattığını söyleyebiliriz. Gerçi hikaye bu şekilde, söyleyebiliriz yanlış bir kullanım oldu. İkinci Dünya Savaşı’nda nasıl mağlup olduğu, psikolojisinin nasıl çöktüğünü gözler önüne seren bu savaş filmi hüzün dolu bir tat bırakıyor damağımızda. Çok fazla savaş sahnesinin yer almadığı filmde bir insanın ruh dünyasındaki savaşı görmek, çevresindeki tutkunlarının savaş psikolojisi ile neler yaptıklarını görmek gerçekten sizi o döneme götürüyor. Bir başka konsept komedi savaş filmi için çok iyi bir örnek çıktı 2016 yılında Vurguncular adı altında. Orjinal adı War Dogs yani savaş köpekleri, isminden de anlaşılacağı üzere aç köpek insan bunlar. Savaş süreçlerinde nasıl kar peşinde koşarım; ahlak, vicdan yoksunu insanların para kazanmak için her fırsatı nasıl değerlendirmeleri gerektiğini mizahi bir dille anlatıyor bu filmde. Avrupa’da yaşanmış iç savaşlardan, Ortadoğu’da ki karışıklıları fırsat bilen savaş köpekleri bu filmde oldukça iyi anlatılıyor.

Amerikan İç savaş filmleri adı altında bir çok aratma görüyoruz, Amerikan İç savaşı nedir bunu açıklayalım sizlere önce. İsyancılar ve o günün hükümeti arasında çıkmış bir savaş, hatta bu savaş sayesinde belli bölgelerde köleliğin de sonu geldiğini biliyoruz. Abraham Lincoln’un geçtiği bir çok film Amerikan İç savaş filmleri arasında yer aldığını kolaylıkla söyleyebiliriz. Japon savaş filmleri de keza Türk seyircisi tarafından oldukça seyir edilmek isteniyor, çünkü Japon milleti Türk milleti gibi hem inatçı hem savaşçı. Bu adamlar öyle manyak ki modern dünyadan uzak kaldığı için hala 30 yıl Amerika ile savaştığını düşünüp dağlarda yaşayan askerlere sahip. İntihar görevleri, sınırsız savaş güçleri ve ahlakları ile ünlü toplum namussuz Amerika’nın bir çok saldırısına geri cevap vermiş ve asla boyun eğmemiştir. Gerçi bu boyun eğmemenin sebeplerinden birinin de kraliyet ailesine olan ağır bağlılıkları olduğu söyleniyor, ekşi sözlük Japon savaş tarihi konusunda bir çok bilgi paylaşımı olan bir yer ziyaret edin. 7 Aralık 1941 tarihinde yapılan Pearl Harbor Saldırısı bir çok sinema filmine konu olmuştur, hatta 2006 yılında aynı isimle bir film çıkmış olup 15 yıldır dillere destan bir şekilde yüksek izlenmelere sahiptir.

Savaş